Kelebekler (2018) "Tuhaf Bir Ailenin Anatomisi"

Filmin Türü: Dram ve Komedi
İMDB Puanı: 7,6 / 10 
Yönetmen: Tolga Karaçelik
Oyuncular: Tolga Tekin, Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ
Süre: 117 Dakika

    Nereden çıktı bu be dediğinizi duyar gibiyim. Hayır hayır belki de böyle bir şey demiyorsunuz. Belki de bu yazıyı okuyan sayılı kişiden birisiniz. Şanslısınız! Google+ kapanınca yazıları ulaştıracağım bir nokta kalmadı pek. Burada şu anda bunu okuyorsanız sadece şunu sormak istiyorum: Yahu nasıl geldiniz buraya? Uzun süredir buraya yazı filan atmıyordum. İnsanlar artık blog okumuyor vlog izliyor. Galiba bu daha kolay geliyor onlara. Neyse okunmasa da ileride ben okuyup vay be neler yazmışım derim.
 
      Kelebekler filminin ismini uzun süredir sıkça duyuyordum. Abii izledin mi Kelebekleri? Birader bir film var öffff on numaraa. Kelebekleri izlemiş miydiniz? Ben izledim sonunda. Hemen genel bir fikir belirteyim. Evet farklı bir film. Hoşuma gitti. Özellikle sonu. Ah o son sahnesi  var ya. Tam bir ters köşe. Üzülüp ağlayacakken gülmekten ağlamak bu olsa gerek. Ben de sonundan başladım konunun ha. En başa dönelim o halde.

Bir Telefon İle Giderilen Özlemler


    Cemal, Kenan ve Suzan. Cemal en büyükleri, Kenan ortancası ve Suzan en küçükleri. Ne diyor ya bu adam demeyin hemen. Filmden bahsediyorum işte. Bu üç kardeş yıllardır görüşmüyorlar. Sonra Cemal'e bir telefon geliyor. Babası arıyor. Kardeşlerini de al köye gel diyor. İşte böylece hikayemiz başlamış oluyor. Bu üç kardeşin birbirine hiç benzemeyen hayatları var elbette. Zaten küçük yaşta ayrılmışlar birbirlerinden. Nedenini sormayın. Dayanamam anlatamam ağlarım. Mesela Cemal astronot olmuş. Kenan kendisinin deyişine göre oyuncu olmuş. Suzan ise ah Suzan içlerinden en çok da ona üzüldüm yahu. Evet Suzan'da öğretmen. Düşünün artık ne kadar farklı bir hayatları var. Fakat ortak noktaları da yok değil. Üçünün de içi acı dolu. Gülümseyen maskelerinin altında ağlayan kocaman bir çocuk var.


    Yola çıkıyorlar. Eveeet komik yol hikayeleri başlıyor diye düşünenleriniz varsa düşünmesin. Çünkü yok öyle bir şey. Evet bazı olaylar yaşanıyor ama fazla değil. Köye vardıklarında kardeşler sadece kendilerinin garip olmadığını anlıyorlar. Köy daha da garip yahu. Muhtarıyla, imamıyla ve ahalisiyle tam bir deliler köyü gibi. İşte kardeşler bu köyde babalarını yenden keşfetmeye çalışıyorlar ve bunu yaparken de kardeşlik bağlarını sorguluyorlar.

Tolga Karaçelik İmzası

    Evet itiraf vaktiii. Ben daha önce Tolga Karaçelik filmi izlemedim. Zaten yanılmıyorsam üç tane filmi var. Bu filmle ilk defa Tolga Karaçelik ile tanıştım ve açıkçası beğendim. Yakında Gişe Memuru filmini de izlemeyi düşünüyorum. Fakat o film hakkında araştırma yaparken bir şaşırtı bozana yakalandım. O şaşırtı bozandan anladığım kadarıyla Tolga Karaçelik özellikle filmlerinin sonuna imzasını bırakıyor. Yani bekleneni değil beklenmeyeni bir anda önünüze koyuyor. Klişelere karşı çok güzel bir tokat bence.

    Son olarak film hakkında şunları söylemek istiyorum. Evet güzel anlamlı bir filmdi. Fakat ben bu tarz filmlere pek alışık birisi değilim. Filmin bazı noktalarında da ufaktan sıkıldığımı hissettim. Yine de "Film Çok Güzel Gelsene" denilebilir elbette. 


Fragman:



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Benim İçin Değerlidir.

Paylaş Google Plus

Yazar karasall

Yaziyoruz blog 2015 yılından beri yayın hayatına devam etmektedir. Bu blogta film, dizi ve kitaplarla ilgili hoş ve bir o kadar eğlenceli yazılar bulabilirsiniz. Desteğiniz için teşekkür ederiz.
    Blogger ile Yorumla
    Facebook ile Yorumla

0 yorum:

Yorum Gönderme